Kamulaştırma bedelinin tazmini tahsili davası

Kamulaştırma bedelinin tazmini tahsili davası

  1. Kamulaştırmasız el atma kanunlarımızda ve anayasamızda yer alan bir kavram değildir. Kamulaştırma konusunu düzenleyen 6830 Sayılı İstimlak Kanunu 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu ve onu değiştiren 4650 sayılı kanunlarda kamulaştırmasız el atma ile ilgili düzenleme yoktur. Kamulaştırmasız el atma idarenin bir kişiye ait taşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmaya ilişkin usul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedel ödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklinde tanımlanmaktadır.
  2. Kamulaştırmasız el koymadan bahsedebilmek için idarenin taşınmaza eylemli olarak el koyup malikin kullanımını yasaya aykırı şekilde tamamen ortadan kaldırması gerekir. Bu müdahaleye fiili el atma denilmektedir; Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/5-662 Esas 2010/651 Karar sayılı ve 15/10/2010 tarihli kararı ile hukuki el atma kavramı hukukumuza girmiştir;
  3. İmar mevzuatına göre mülk sahipleri ruhsat talepleri sırasında taşınmazlarının yolda veya umumi hizmet alanlarında kalan kısımlarını kendi rızaları ile terk etmektedirler, rızaya dayalı terklerde kamulaştırmasız el atmadan söz edilemez. Buna göre, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için kişiye ait gayrimenkulün idarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgal edilmiş olması (fiili el atılmış olması)  ve bu işgalin kanunda öngörülen usul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırma işlemine dayanmadan gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Kamulaştırmasız el atma uygulamada şu şekilde tarif edilmiştir; “Bir idare anayasa ve yasalara uygun bir işlem oluşturmaksızın bir kimsenin taşınmazına el koyar üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmazını dilediği gibi kullanma hakkına karşı herhangi bir girişimde bulunursa taşınmaz mala kamulaştırmasız el koymuş sayılır.” Kamulaştırmasız el atma 16/05/1956 gün 1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile hukuk sistemimize girmiştir.  Yargıtayın bu kararı ile taşınmazına hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadan el atılan mülk sahibinin el atan kamu tüzel kişiliğine karşı meni müdahale davası açabileceği ya da fiili duruma razı olarak kamu tüzel kişiliğine karşı mülkiyet hakkının devrine karşılık taşınmaz bedelinin tahsili istemli dava da açabileceği kabul edilmiştir.  Tercih hakkı tamamen mülk sahibine aittir.  İdarenin taşınmaza müdahalesi hangi sebeple olursa olsun hukuk dışı haksız bir eylemdir. Özel kişilerin haksız fiil teşkil eden eylemlerinden hiçbir farkının bulunmadığı, bu nedenle bu tip eylemlerden doğan davaların haksız fiilden doğan davalar gibi adli yargıda görülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen kamulaştırmasız el atma davalarına da uygulanır. ‘ İzmir BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. Hukuk Dairesi Esas: 2019 / 1646  Karar: 2020 / 1267  Karar Tarihi: 21.10.2020’
  4. Kamulaştırma bedelinin tazmini tahsilatı davası gayrimenkulün bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve sonuçlandırılır. Ne zaman ve hangi idarece gayrimenkule fiilen elatıldığına göre hukuki değerlendirme yapılmalı ona göre hareket edilerek uzlaşma usulü başta olmak üzere husumetin kime ve ne şekilde yöneltileceği belirlenmelidir. Davanın başarı şansını etkileyen 6100 sayılı Hmk (usul yasası) başta olmak üzere kamulaştırmalarda uygulanan temel yasa olan 2942 sayılı yasa ve belki eski 6830 sayılı yasanın, mirasçılık durumuna dair 4721 sayılı TMK’nın , mahkeme ilamının infaz yeteneğini ve zamanını etkileyen 2004 sayılı İİK ve nihayet itiraz yoluyla önüne gelen yasa maddelerinin iptalini görüşen Anayasa Mahkemesi kararlarının güncel olarak takibinin yapılmasıdır.
  5. Maalesef kamu idaresi, yasal yöntemi usulünce işletmeyerek mülk sahiplerinin mülkiyet hakkına müdahale ederken devamında taşınmaz sahiplerinin uzlaşma başvurusunu zorunlu kılma, haciz ve icra yasağı gib ‘hak arama hürriyeti’ni sınırlayıcı yasal değişiklik dahil sürecin sağlıklı işletilmesini sekteye uğracak düzenlemeler yapmaktadır. Maçta hakem olması gereken devlet, kuralları lehine belirleyebilmektedir. Mahkeme hakimlerinin kıdemlerinin azalması dava sürecini uzatabildiğine şahit olmaktayız. ,1982 anayasasının 2. maddesinde ifade edilen Türkiye Cumhuriyetinin ‘hukuk devleti’ vasfını aşındırıcı  TBMM’den çıkan taşınmazın güncel değerini 10’da birine kadar düşüren  yasalarının çıkartıldığını  da maalesef  görmekteyiz.  Tüm bu usul prosedürü davanızda haklı olsanız bile başarı şansınızı ve davanın gereksiz uzaması, gereksiz giderler yapılması gibi ek maliyetler getirmektedir.
  6. Kamulaştırma bedelinin tazmini tahsilatı davası Asliye Hukuk Mahkemelerinin dosya yükü arasında anlamlı yer işgal etmektedir. Haklı davanızı ‘ usul esastan önce gelir’ ilkesini dikkate alarak açmanızı şiddetle önermek isterim. 17.5.2021
    Anayasa Mahkemesinin Kamulaştırma Geçici 14. maddesi iptal kararını okumak için

Tavsiye Edilen Yazılar

2 Yorumlar

  1. babamdan bize miras yoluyla gecen tarlamızın bir kısmı 1975 yılında karayollarınca istimlak edilerek uluslararası yol yapılmış ancak burası hala benim hissemde gözukmekte oldugundan bir ödeme yapılmadıgı anlasılmaktadır,bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim

    • Yazılarımızda bunun yöntemlerini aktardık . Daha fazlası için bir avukattan yardım isteyiniz. Öncelikle kamu kurumundan işlemlerin bilgisi ve belgesini istemenizi tavsiye ederim.


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir