Türk Medeni yargılama hukukunda bilirkişilik kurumunun işleyişi

Bilirkişi hukuk ve ceza davalarında özel ve teknik bilgi deneyimleriyle hakîmin yardımcısı konumundadır. Kişiler arasından seçildiği gibi yasal zorunluluk nedeniyle kurumsal bilirkişiler de vardır; Adli Tıp Kurumu, Yüksek Sağlık Şurası gibi. Bilirkişi kendine verilen görevle ilgili teknik ve özel bilgilerini rapor olarak mahkemeye sunarlar. Bu rapor bir arsanın değerinin belirlenmesi ya da zararın parasal miktarının belirlenmesini içerebilir6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu 266. Maddesine göre

MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiğigenel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

MADDE 268- (1) Bilirkişiler, yargı çevresinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonları tarafından, her yıl düzenlenecek olan listelerde yer alan kişiler arasından görevlendirilirler. Listelerde bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişinin bulunmaması hâlinde, diğer bölge adliye mahkemelerinde oluşturulmuş listelerden, burada da yoksa liste dışından bilirkişi görevlendirilebilir.

 Mahkeme dışında da taraflar bilirkişiye başvurarak rapor alabilmektedir. Dava öncesi rapor almak kişiyi bir adım öne çıkarmaktadır. bilirkişiyi kural olarak hakim atamaktadır.bilirkişi kamu görevlisi gibidir.

Dava sırasında hakim bilirkişiyi atar fakat taraflar özel olarak rapor alarak mahkemeye sunabilir. Hmk 293.maddesinde “uzman görüşü” adıyla kendine her bulan özel bilirkiş raporu kuvvetli etkili bir araçtır.

Hukuk Mahkemelerindeki yargılamanın nasıl yapılacağına dair 6100 sayılı HMK’ya göre  Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (6100 S. K. m. 281/1).

Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (6100 S. K. m. 281/2).

Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (6100 S. K. m. 2813).

 Mahkeme ancak ve ancak  çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz (6100 S. K. m. 266).

 Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür (6100 S. K. m. 267).

Bilirkişiler, yargı çevresinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonları tarafından, her yıl düzenlenecek olan listelerde yer alan kişiler arasından görevlendirilirler. Listelerde bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişinin bulunmaması halinde, diğer bölge adliye mahkemelerinde oluşturulmuş listelerden, burada da yoksa liste dışından bilirkişi görevlendirilebilir (6100 S. K. m. 268/1)

 

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir