İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/294 Esas sayılı dosyası ile 9.9.2015 günlü kararı ile Ispartakule’de belli parsellerde satışların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konmasına karar vermişti. Bizler bu davanın mağdurlarının Ispartakuleli’ler olduğunu ifade etmiştik. Çünkü bizler 4721 sayılı TMK 1023.maddesince ‘Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.’ ilkesine göre iyiniyetli 3. şahıs konumundaydık.
20.10.2015 günlü yazımızda okumak için tıklayınız kararın hukuka aykırı olduğunu ve aynen
‘Bu kararın kısa sürede değerli hakimlerimizce kaldırılacağına olan inancım tamdır. İlerleyen süreçte inancımın tamlığının sonuçlarını birlikte göreceğiz. ‘diyerek görüşümüzü ifade etmiştik.
Bu süreçte tedbir kararının verdiği panik ve geleceği görememenin verdiği belirsizlik ortamında yayılan ‘davanın 3-4 yıl süreceği bu sürede tedbirin kalkmayacağı’ dedikodusu yayılmış o süreçte ‘Bu kararın kısa sürede değerli hakimlerimizce kaldırılacağına olan inancım tamdır. İlerleyen süreçte inancımın tamlığının sonuçlarını birlikte göreceğiz. ‘ şeklindeki açıklamayı yapma ihtiyacı hissetmiştik. Nitekim kısa süre içinde değerli hakimlerimiz hukuka aykırı kararlarından itirazlarımızı dikkate alarak dönebilme erdemini göstermiştir kendilerini tebrik ederim.
Tedbir kararı sürecinde herkes imtihandan geçmiş kazanan ve kaybedenler olmuştur. Bu süreçte fikri takip anlamında 20.10.2015 günü yaptığımız açıklamayı hatırlayalım. ‘Hukuki durum bu iken davacı avukatı ‘Av. Ağsu “…..Tabi daire sahipleri de bu durum karşısında hem daire satın aldıkları şirketlere hem TMSF’ye karşı kendileri uyarılmadıkları için ve ayıplı mal satıldığı için şikâyetçi olabilirler” şeklinde beyanat vermesi avukata yakışmamıştır. Davacı davasını mahkemede sürdürmeli kamuoyuna bu şekilde yönlendirici beyanat vermemelidir.
‘Aynı şekilde Tüketici Sorunları Derneği Başkanı Aydın Ağaoğlu’nun da’ Bu durum Tüketici Hukuku’na göre gizli hukuki ayıptır. Ve bu ayıbı müteahhit hile ile gizlediğinden ötürü beş yıllık zaman aşımına da tabi değildir. Konutların kullanım ömrü boyunca hak iddia edilebilir. Ev sahipleri uğradıkları bir zarar durumunda tüketici mahkemesi nezdinde haklarını arayabilir. Şu halde bile tüketiciler birlikte hareket ederek bu konutları yapan müteahhitlere karşı dava açıp onların mallarına tedbir koydurabilir” diyerek
Ispartakuleli olarak bizleri mahkemede itiraz hakkımızı kullanmak yerine İnşaat şirketlerine yönlendirmesi onları dava etmemizi istemesi yakışıksızdır. Bu şahıs avukat olmadığı gibi Ispartakulelileri şirketlere yönlendirme hakkına sahip değildir. Ancak bu davada itirazlar kabul edilmezse Tüketici olarak bizler bu yola başvurabiliriz.’
demiştik. Ispartakulelilerin muhatabı inşaat şirketleri değil mahkeme demiştik ve nitekim bu görüşümüz mahkemece doğrulanmıştır. Spekülasyonlar boşa çıkarılmıştır. Bu süreçte kazanan Ispartakulelilerdir kaybeden ise spekülatörlerdir.
Dezenformasyon devam etmektedir. Tüm Ispartakule’de tedbirlerin kalktığı fakat Nissa 2 İnşaat ve Yeni Hayat Sitesinde tedbirin kalkmadığı,satış yapılmadığı yönündeki haber eksik bilgiye dayalı olduğundan gerçeği yansıtmamaktadır. Yeni Hayat Sitesi’nin tapu kaydındaki satılamaz kararı itirazlarımız sonucu kaldırılmıştır. Bunun bilinmesini isterim.
Bu süreçte itiraz haklarını kullanan değerli Ispartakuleli hemşehrilerimizi tebrik eder emeği geçenleri tebrik ederim. Saygılarımla… 17.11.2015
AV. TEVRAT DURAN
Ispartakulede konan tdbir kararını değerlendirdiğimiz yazıyı okumak için tıklayınz


Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!