Elysium – Yeni Cennet

Uzun zamandır sinema film kritiği yazmayı düşünürken nasip şimdiyeymiş. Bu ilk deneyimim, kusurlarıma bakmayın.  Bu hafta sonu izlemeye fırsat bulduğum bir film “Elysium- Yeni Cennet” Filmin hikayesini ayrıntılı anlatmayayım, emek ve zaman ayırıp izlediğinizi varsayıyorum. Filmin hikayesi klişe ama kurgusu, anlatım biçimi etkileyici ve özellikle aksiyon sahneleri oldukça fazla

Elysium – Yeni cennet, başrolerini “Can Dostum (1998)”, “Er Ryan’ı Kurtarmak (1998)” “Yeşil Bölge (2010)” gibi başarılı filmlerde rol almış Matt Damon ile “Kuzuların Sessizliği”deki performansı ile hala akıllarda hatırı sayılır etki bırakan Jodie Foster’ın paylaştığı 2013 yapımı bilimkurgu,aksiyon türünde bir film. Başrol karakterlerinin Oscar ödüllü olması ilk bakışta filmi izlenilir kılıyor. Filmin imbdb notu 10 üzerinden 7.

Yönetmen,Neil Blomkamp, uzun metraj filmde yeni bir isim. Yasak bölge 9 ,bilimkurgu türünde çektiği film, kendine has anlatım şekli oluşmaya başlamış bu nedenle bilimkurgu film türüne yabancı değil.

Matt Damon, genelde Amerikan politikasını konu alan filmlerde oynamış bir aktör. Bu filmde de Holywood’un yani Abd’nin siyasi propagandasını yapıyor. Oyunca bu tür filmler için biçilmiş kaftan. Hatırlayın 2. dünya savaşını konu alan  “Er Ryan’ı kurtarmak”, Irak işgalini konu alan  “Yeşil Bölge” filmleriyle Abd siyasetine destek vermiş, Abd askerine moral sağlamış bir aktör var karşımızda.

Yıl 2154, dünya; kalabalık nüfus,kalitesiz ve yığın binalarıyla açlık,suç ve medikal problemler mekanı.  Elysium ise; zengin ve elit nüfusun dünya manzaralı bir gezegende ileri teknoloji,lüks yaşam mekanı. Dünya insanlığı ise tedavi edilemeyen hastalıklarla dünyaya terk edilmiş. İki sınıf arasındaki çatışmayı konu alan  filmin yerküredeki mekanı tahmin edebileceğiniz gibi “ABD”.

ABD’li Max (Matt Damon) Elysium’un sekreteri (Jodie Foster) ile dünyadaki ezilmiş, medikal problemler çeken insanlar adına bir mücadele içinde. Filmin sonunda tahmin edebileceğiniz gibi bu eşitsiz,ilkel ilişkiye bir ABD’li son veriyor ve ezilmiş,geri kalmış tüm dünya insanlığına hastalıklarının tedavisi için bir şans yaratıyor yani mutlu son. Ne kadar tanıdık, klişe bir konu değil mi. Günümüzde ABD, ağır işgal, terör hareketleri ile dünyayı filmde anlatılan harabe hale çevirirken; filmde bir kurtarıcı olarak kendini ön plana çıkarmış, zeytinyağı misali.  Holywood, Beyaz saray tarafından kendine biçilen rolü oscarlık  oynamış.

İkinci tema ise, zengin insanların yoksul insanlara mahsus kalitesiz çevre, yaşam koşullarından kurtulup kendine elit bir yaşam ortamı sağlama isteği ve bu istek karşımıza Yeni Cennet-Elysium olarak  çıkıyor. Günümüzde de aynı anlayış bizde lüks inşaat,mimari yaşam projeleri şeklinde devam ediyor; size tanıdık geldi mi ? Peygamberimizin hadisinde ifade edilen “komşusu açken tok yatan bizden değildir” düsturu; “fakirin olmadığı steril,rafine komşularla aynı siteyi paylaşma”ya evrilmiş. Yani biz de Abd yaşam tarzına doğru bir yoldayız diyebiliriz.

Elysium; yeni cennetler peşinde koşan ama aradığını bulamayan insanlığın filmi de diyebiliriz. Çünkü sorunlardan fiziksel olarak ne kadar kaçarsak kaçalım filmin finalinde olduğu gibi yüzleşmek kaçınılmaz. Filmin anlatımına gelince; Yönetmen flashback’lerle anlatımını zenginleştirirken; bizler anlatımı derinleştirmesini beklerken hayal kırıklığına uğruyoruz çünkü filmin ilk yarısındaki anlatım ikinci yarısında sığ aksiyona terk ediyor ve yönetmen çuvallıyor. İşte bu noktada Oscar ödüllü Matt Damon ile Jodie Foster oyunculuklarıyla filmi kurtarıyor. Senaryo klişe, hatalarla dolu ve benzerleri piyasada oldukça fazla. “Dünyalar Savaşı Z” bu  anlamda daha sağlam kurguya sahip bir film, fırsatınız varken izleyebilirsiniz.

Oscar ödüllü oyunculardan Bilimkurgu, aksiyon dolu bir filmle eğlenceli zaman geçirmek isteyenler için birebir ama çok fazla şey beklemeyin. 23 Eylül 2013

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir