İş sözleşmesindeki cezai şartın tazmin davası

İş sözleşmesindeki cezai şartın tazmin davası

Mahkemelere taşınan anlaşmazlık türlerinden biri de işverenin; iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın işçiden tazminat olarak talep edilmesi davalarıdır.

Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, İstanbul 1963).

Cezai şart Borçlar Kanunun 158 – 161 inci maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. İş hukuku açısından Borçlar Kanunun sözü edilen hükümlerini uygulamakla birlikte, Yargıtay; İş hukukuna özgü yeni çözümler üretmiştir.

İş hukukunda <İşçi Yararına Yorum İlkesi>nin bir sonucu olarak sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören cezai şart hükümleri geçersiz sayılmış ve bu yönde yerleşmiş içtihatlar öğretide de benimsenmiştir.

Cezai şart işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gerekir. Başka anlatımla işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması gerekir. Burada adil dengenin korunması önemlidir. İki taraflı cezai şartta işçi aleyhine bir eşitsizlik durumunda, cezai şart hükmü tümden geçersiz olmamakla birlikte, işçinin yükümlülüğü işverenin sorumlu olduğu miktarı ve halleri aşamaz.

İşçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şart tek taraflı olarak değerlendirilemez. İşçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde geçerlidir.

Gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, belirli süreli olduğu iddia edilen iş sözleşmesinin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın sonuç doğurabilmesi için, öncelikle taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığının tespiti gerekir. Örneğin 1 yıl süreli iş sözleşmesinin bitmesinden önce yani erken işten ayrılma halinde işçinin tazminat ödemesi kararlaştırılmışsa iş sözleşmesinin türü önemlidir. Her ne kadar belirli süreli iş sözleşmesi olarak adlandırılmışsa da gerçekte Belirsiz süreli iş sözleşmesi varsa işveren bu cezai şart tazminatını işçiden talep edemeyecektir.İş sözleşmesinin mahkeme denetimine tabi olması ilkesi gereği taraflar arasındaki dengesizlik tolere edilecektir. 

Son olarak Borçlar Kanunun 161/son maddesinde ise, fahiş cezai şartın hâkim tarafından tenkis edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. İş hukuku uygulamasında işçi aleyhine cezai şart düzenlemeleri bakımından konunun önemi bir kat daha artmaktadır. Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmektedir.

Çalışma barışının bozulmadığı günler dilerim. 15.07.2014

AV.TEVRAT DURAN

İletişim: İstanbul- 0553 254 81 34

 
 

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir