İhtarname çekerken dikkat, ihtarname sizin için bağlayıcıdır.

T.C. YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2015/6093 Karar: 2016/10868 Karar Tarihi: 14.04.2016 tarihli ilamında önüne gelen olayda ihtarname çektikten sonra dava açan davacının ihtarında Şubat 2011 sonrasında maaşından kesinti yapıldığını belirttikten sonra davada şubat öncesinde de kesinti yapıldığı iddiasını dinlemeye değer bulmamış ve  ‘ ihtarındaki Şubat 2011 sonrası maaşında kesinti yapıldığı iddiası bağlayıcıdır ve daha önceki aylarda kesinti yapıldığı iddiaları dinlenemez.’ demiştir. Bu nedenle ihtarname çekerken (dooğrusu keşide ederken) 2 kez düşünüp yazmak gerekir.
31.10.2016
ihtarname avukatlık bürosu istanbul
İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – ÜCRET ALACAĞI OLUP OLMADIĞININ TAM OLARAK SAPTANMAMASI – ÜCRET MİKTARI VARSA KESİNTİ MİKTARININ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULUP BORCUN MAHSUBUNUN ÇIKACAK SONUCA GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Davacının ihtarındaki Şubat 2011 sonrası maaşında kesinti yapıldığı iddiası bağlayıcıdır ve daha önceki aylarda kesinti yapıldığı iddiaları dinlenemez. Kaldı ki bahsi geçen borç belgesi ve verilen avanslar da düşünüldüğünde ücret alacağı olup olmadığı tam olarak saptanmamış, ödemeler ve borcun kaynağı araştırılmamış, taraflara açıklattırılmamıştır. Bu durumda, ücret miktarı, varsa kesinti miktarının açıklığa kavuşturulup, borcun mahsubunun çıkacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken hatalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
(4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46, 47, 57)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla tazminat ve alacaklarını istemiştir.
Davalı, davacının kendisinin işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içerisindeki belgelerden davalı işverenle davacı arasında davacının işverene olan 9.600,00 TL’lik borcunun ödeme tarihinin 14.10.2011’a ertelenmesi amacıyla mutabakat amaçlı belge imzalandığı, belgede tarih olmasa da 14.10.2010 tarihinden sonra verilecek ek avansların bu borca dahil olmadığının belirtildiği, belgenin içeriğine ya da imzaya davacı tarafça itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Yine davacı tarafça işverene keşide edilen ihtarnamede, maaşının 2.500,00 TL olduğu, Şubat 2011 sonrası sebepsiz olarak 1.500,00 TL kesinti yapıldığı ve 1.000,00 TL ödendiği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde ise maaştan 1.000,00 TL kesinti yapılıp 1.500,00 TL ödendiği belirtilmektedir.
Tüm bu belge ve bilgilere rağmen mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda davacı vekilinin ibraz ettiği, eksik ödendiği belirtilen ücretlerin aylara göre dağılım tablosuna göre ücret hesabı yapılmış ve hüküm altına alınmıştır.
Davacının ihtarındaki Şubat 2011 sonrası maaşında kesinti yapıldığı iddiası bağlayıcıdır ve daha önceki aylarda kesinti yapıldığı iddiaları dinlenemez. Kaldı ki bahsi geçen borç belgesi ve verilen avanslar da düşünüldüğünde ücret alacağı olup olmadığı tam olarak saptanmamış, ödemeler ve borcun kaynağı araştırılmamış, taraflara açıklattırılmamıştır.
Bu durumda, ücret miktarı, varsa kesinti miktarının yukarıda açıklanan esaslarla açıklığa kavuşturulup, borcun mahsubunun çıkacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken hatalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir